
Denizi severim ben
Bir de martıları,uçuşurken kıyısnda denizin
Mavisini severim denizin
Bir de yeni çıkmış ağların kokusunu
Önce bir fener düşünürüm,denizfeneri
Uzak bir memlekette degil
Gökova'da
Sonra masmavi denizi koyarım karşısına
Bir martı geçer başımın üstünden
Gagasında Akdeniz'den aşırdığı balık
Karşıma güneşi alırım
Dalgalar vururken yanıbaşımdaki kayalığa
akşamı oldururum
ama yavaş yavaş
Önce güneşi değdiririm denizin eteklerine
Ardından koyarım koynuna mavinin
Kızarırken yüzü utangaç bir kız gibi
Çıkarım fenere,yakmadan hemen önce son anını görebilmek için
Sevişmelerini ateşle suyun
Elimde ne zamandan kaldığı belli olmayan kırmızı şarap
Çöküp fenerin taa yukarısında
Çekerim içime yosun kokusunu
Belki uzaktan bir yelkenli geçer
Yelkenler fora
Kafam duman
Bir meltem başlar daha dibini göremeden şişenin
Kararan havanın ürpertisi çöker,belki de az önce bastıran meltemin
Hışırtısı başlar hafiften dallarında oynaşan yaprakların
Papatya ve gelincik basmış tarlaları
Doğanın resmi yeşile boyanmış,aralara sarı serpişmiş portakal bahçelerinde
Bahar gelmiş buralara
Pantolonunu çekiştiren oğlanların bağırışları arasında
Patpatın sesi vurur kıyıya
Ritmi bozuk motorundan yorgunluk nidası yükselirken
Köpüren suyun izi kalır üstünde
Boğuştuğu dalganın koynunda geceye hazırlar kendini
Şişenin dibini görünce en sonunda,yakarım feneri
Kafam duman
Ben denizi severim,sonra martıları uçuşan kıyıda,
maviyi denizde,sarıyı portakal bahçelerinde
Bir de seni severim ben
Bilmem nerden geldin aklıma
Dedim ya kafam duman...