Şubat 13, 2009

Boşver



Bilmiyorum anlıyor musun beni, yada anlaşılabilecek gibi mi anlatmak istediklerim. Yıkıntıların arasından sekerek çıkıyorum bu savaşın ardından. Daha tam olarak bittiğine bile emin olmadığım bir savaşın içindeyim. Kiminle ve ne için savaştığımı bilmeden kaçıyorum üzerime doğrultulan silahların namlularından. Ustüme bombalar yağıyor. Sadece hayatta kalabilmek için sığındığım binalar çöküyor üstüme. Sabahlar olmuyor burada. Nadiren aralanan toz bulutunun ardından süzülen bir iki damla ışık haricinde gün doğar mıydı buralara onu da hatırlamıyorum. Kulaklarımda bir uğultu. Başka sesler var mıydı unuttum. Kuşlar nasıl şakırdı mesela, yada sahilde kumsala vuran dalgaların melodisi nasıldı unuttum. Sadece beynimde zonklayan bu uğultu kaldı geriye.

Kokusunu özledim yağmur sonrası toprağın. Simdi tozla karışık pis bir yanık kokusu aldığım sadece, en son ne zaman onsuz uykuya daldığımı bilmediğim.

Bombalar yağıyor üzerime gece gündüz, ve ben kaçıyorum delicesine, sadece biraz daha nefes alabilmek için, ve sadece bir umut bulabilmek için. Sen bana kapını araladın bu toz duman arasında. Ama biliyorum ki savaş devam ediyor eşiğin öte yanında. Ve ben buradaysam bir gün yıkacaklar burayı da, biliyorum. Benimle birlikte kalacaksın yıkıntıların arasında. Uzatınca ellerini bana, seni çekip almam için harabelerin içinden, kalacağım çaresizce. Biliyorum, yaralarını yalnız saracaksın senin için orada değilken ben. Ve ben kaçacağım yıkıntıların birinden bir diğerine, ne zaman biteceğini bilmediğim bu savaşın içinden geçerken.

Gitmem gerekiyor, biliyorsun bunu sen de benim gibi. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayacak kaçışlarım. Ait olamam hiçbir yere bu savaş bitmeden.


"Boş ver sevdim de ne oldu
Boş ver böylesi daha güzel"

Şubat 06, 2009

Kısa Film #2





Signs - İşaretler

Kısa Film #1



Schneckentraum (Salyangoz)